Daha fazla bilgi için
0328 825 55 25

Başka işte çalışmak amacıyla 15 sene 3600 gün nedeniyle yapılan fesih

T.C.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 

Esas No:2015/28444
Karar No:2015/27696 

Yerel mahkeme kararının davacı tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 28.01.2015 gün ve 2013/ 9093 Esas, 2014/ 2617 Karar sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

 

Mahkemece, davacının başka bir işe girebilmek için işyerinden ayrıldığı ve bu yönüyle yaş hariç emeklilik kriterlerini haiz olsa da kıdem tazminatı alamayacağı gerekçesi ile bozmaya karşı direnme kararı verilmiştir. 


Direnme kararının süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmiş olup, Dairemizin 6352 sayılı kanunun 40. maddesi ile eklenen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ikinci maddesi uyarınca öncelikle inceleme yetkisi olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. 


Y A R G I T A Y K A R A R I


Dairemizin “Somut olayda davacı 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesinin birinci fıkrası (5) numaralı bendi uyarınca yaş hariç emeklilik koşulları olan onbeş yıl sigortalılık ve 3600 gün prim günü şartlarını sağladığını belirterek kıdem tazminatının ödenmesini istemiştir.Davacı daha sonra başka bir işverene ait işyerinde çalışmak üzere işe başlamıştır. Davacının işyerinden ayrıldıktan sonra başka bir firmada çalışması hakkın kötüniyetli kullanılması olarak değerlendirilemez. Davacı kanunun kendisine verdiği hakkı kullanmıştır. Kanunda tanınan bu hakkın amacı, işyerinde çalışarak yıpranan ve bu arada sigortalılık yılı ile prim ödeme süresine ait yükümlülükleri tamamlayan işçinin, emeklilik için bir yaşı beklemesine gerek olmadan iş sözleşmesini aktif sonlandırabilmesine imkân tanımaktır. Bu nedenle davacının kıdem tazminatı isteminin kabulü yerine reddine karar verilmesi, hatalı olup bozmayı gerektirmiştir” gerekçesi ile verilen karara karşı yerel mahkemece “…davacının işten ayrılmadan yaklaşık 1 ay öncesinde yeni çalıştığı işyerine başvuruda bulunarak iş görüşmelerine girdiği, işe alımının sağlandığı ve buna ilişkin onay formunun düzenlendiği belirlenmekle davacının fesih tarihinde bir başka işyerinde çalışmak üzere ayrıldığı tespit edilmekle kıdem tazminatına hak kazanamayacağı ” gerekçesi ile direnilmiş olup, bozma kararının yerinde olmadığı, bu nedenle direnmenin doğru olduğu, yerel mahkemesince bu hususun düzeltildiği anlaşıldığından, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ek ikinci maddesi uyarınca ONANMASINA, 07/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

www.hukukmedeniyeti.org